Kargaşa ve karmaşanın baskın, yaygın, derinlere sinmiş ve aşılamaz görüldüğü dönemlerde; tecrübe edileni anlamlandırmak için elde bulunan şablonların ve açıklamaların yetersizliği ve/veya geçersizliği, kişiden kişiye değişmekle birlikte insanı çok derin bir çaresizliğe sürükleyebilir. Bu çaresizliğin kişideki yansımaları; en basitinden boşvermişlik, duyarsızlaşma veya daha derin bir biçimde konfüzyon, oryantasyon kaybı, kendini sorgulama, kendinden şüphe etme olabilir; kişi, kişiliğinin bir parçası olduğuna inandığı değerlerin artık bir anlam ifade etmediği bir noktaya doğru savrulduğunu hissedebilir. İnsan en temelde ilişki varlığıdır. Kendisini kendi türünden ne kadar ayrı ve bağımsız bir varlık olarak görmeyi arzulasa da kendi türünün içinde bulunduğu kargaşa ve savrulmadan düşündüğünden çok daha fazla ve çoğu zaman hiç fark etmeden, çok derin bir biçimde etkilenir. İnsanı pek çok açıdan ağırlaşan biçimde zorlayan bu çağın görünür, baskın, ezici özelliği karmaşa ve kargaşadır. Karga...